En Şaşırtıcı Psikolojik Gerçekler  

İnsanlar hedeflerini ne kadar çok başkalarına anlatırsa o kadar az başarılı olmaktadır. Beyninizde kendi imgesini oluşturan ”kimlik sembolleri” bulunmaktadır. Hedefinizden bahsederken bile beyniniz, bu kimlik sembollerini oluşturur. Araştırmalara göre; siz başkasına hedeflerinizi anlatırken, beyninizin erken bir tamamlama duygusuna kapılır ve motivasyonunuzu kaybederek hedefinize ulaşmakta güçlük çekersiniz.

Bir şeylerin yüklenmesini beklerken veya sıradayken ne kadar bekleyeceğimizi bilirsek daha rahat hissediyoruz. Bunun sebebi, beynimizin bilinmeyen zamanı daha uzun algılaması.

İnsanların %68’i telefonu titremediği halde titremiş gibi hissediyor. Yapılan araştırmalara göre bunun adı ” Hayalet titreşim sendromu”.

Şiddetli depresyon, vücuttaki hücrelerin yaşlanma süresini hızlandırarak vücudumuzun daha erken yaşlanmasına sebep olabilmektedir.

Bir konuda kesin emin olmak için gerçeklere ve akıl yürütmeye gerek kalmayabilir. Yapılan araştırmalar, kesinlik duygusunun beynimizin bir kısmında elektrik stimülasyonu kullandığını ortaya koymuştur. Bu stimülasyon ile tetiklenen beynimiz, bazı konuları bilmediğimiz halde biliyormuş gibi hissetmemizi sağlar.

Harvard Üniversitesi’nde yürütülen psikolojik araştırmaların sonucu olarak; iğneleyici konuşmak kişiyi yaratıcılığa teşvik etmektedir.

Anılar, sadece üç saat içinde, eskiden bir cinayet işlediğinize bile kolayca manipüle edilebilmektedir. İşlememiş olsanız bile.

 

Bir takım kişilik özelliklerinin, insanın akademik hayattaki başarısına etki ettiği gözlemlenmiştir. Furnham& Chamoro-Premuzic’in araştırmasına göre, içe kapanık ve dürüst insanlar akademik ve iş hayatlarında daha başarılı oluyor.

Bazı insanların diğerlerine göre daha duygusal olmasının bir sebebi var. Duygusal olan insanların beyninde daha fazla kimyasal üretildiği için bu insanlar daha duygusal olabiliyor.

Beynimizin yapısı ve işlevi aşırı stres altında değişim gösterebilmektedir.

Renklerin psikolojimiz üstünde etkisi olduğu bilinmektedir. Özellikle mor renginin insanı yatıştırdığı ve huzurlu bir noktaya çıkardığı bilinmektedir.

İnsan reflekslerini beyin kontrol etmez. Omurilik tarafından kontrol edilen reflekslerimiz, vücuttan beyne iletilirken çarpraz yapar. Böylelikle, beynimizin sağ lobu vücudumuzun sol tarafını, sol lobumuz ise vücudumuzun sağ tarafını kontrol etmektedir.

Bir kişiyi tanımasanız bile, kişi çekici ve iyi görünümlüyse o kişiyi iyi kalpli ve dürüst olarak görme eğilimindeyiz. Psikoloji literatüründe Halo etkisi olarak bilinen bu fenomen insanlardaki önyargının bir sonucu olarak nitelendiriliyor.

Kısa süreli hafızayı geliştirmek mümkün. Yapılan araştırmalar, 20 dakikalık doğa yürüyüşlerinin kısa süreli hafızayı güçlendirdiğini ortaya koymaktadır.

Rüyalar insanlarda meydana gelebilecek psikotik bozuklukları engellemekle görevlidir. Rem uykusunu yeterince almayan kişilerde konsantrasyon bozukluğu, asabilik ve halisünasyon görme gözlemlenmiştir.

Bir şeyi yasak olarak gördüğümüzde, o şeye duyduğumuz istek artmaktadır. Araştırmalar, insanlara bir yasak konulduğu zaman, akıllarında olmasa bile yasak olduğu için o şeye ilgi duyduğunu göstermektedir. Reklam firmaları bu stratejiyi büyük ölçülerde kullanmaktadır.

Ders çalışırken sakız çiğnemek hafızayı güçlendirerek bilgileri daha kolay hatırlamanızı sağlayabilir.

Yapılan araştırmalar, bir konuda daha az bilgisi olan kişilerin kendini mükemmel görmeye eğilimli olduğunu gösteriyor. Öte yandan, gerçekten zeki ve başarılı olan kişilerin ise yaptıkları işi hafife aldıklarını ortaya çıkarıyor.

Bir kişiye 20 saniyeden daha fazla sarıldığınızda, beyinde oksiyosin hormonu salgılanıyor. Bu hormon sosyal bağlanma görevini üstlenen bir hormon, bu yüzden karşıdaki kişi size daha fazla güven duymaya başlayabiliyor.

İnsanın kendini gıdıklayıp gıdıklanması mümkün değildir. İlginç olan şey ise, bazı şizofreni hastalarının bunu yapabildiği gözlemlenmiştir.

Diyet yaparken, beyninize yememeniz gerektiğini telkin etmek daha çok yemenize sebep olarak diyetinizin başarısız sonuçlanmasına neden olmaktadır.

İnsanların en dürüst olduğu saatler gece geç saatlerdir. Bunun nedeni geceleri daha duygusal, sabahları ise daha rasyonel düşünmemizdir.